sufle
“mutluluğu bir olaya, kişiye, duruma ve şartlara bağladığında sonunda mutsuz olman kaçınılmazdır.”
çoğumuz bu bilgiyi teorik olarak bilse de günlük hayatına uyarlayanlarımız oldukça azdır. birçoğumuz zengin olduğunda, zayıfladığında - kilo aldığında, sınavı geçtiğinde, istediği şeyi aldığında, sevgilisi olduğunda.. mutlu olacağını sanan insanlarız aslında. eğer bu gruptan biriyseniz size söyleyebileceğim tek şey, şayet bir gün kendiniz için belirlediğiniz mutluluk şartınız gerçekleşirse ve hâla mutsuz olduğunuzu fark ederseniz büyük çaplı bir hayal kırıklığına uğramamanız gerektiğidir. (küçük çaplı bir hayal kırıklığı bu senaryo için kaçınılmaz bir sondur maalesef :) beni bu yazıyı yazmaya iten asıl şey, diğer gruptakiler. asıl mutluluğun o an her ne yapıyorsa ondan haz almak olduğunu görebilen, hiçbir şey yapmıyorsa bile aldığı nefesten dâhi keyif duyabilenler. her yeni güne saf -gerçek- mutluluğun verdiği huzurla uyanan, her gün yeniden yaşam enerjisiyle dolan ve bu enerjiyi etrafına dağıtan insanlar.
eğer siz de ‘gelecekte mutlu olmayı bekleyen şimdinin mutsuz insanları’ndan biriyseniz ve yeterince şanslıysanız; günün birinde karşınıza ‘anda mutlu insanlar’ çıkar, sizin de hayatınıza dokunurlar ve içlerindeki sıcacık akışkan çikolatayı sizle paylaşırlar.
Yorumlar
Yorum Gönder