hasbihal
bana değil içindeki boşluğa bağır ama yankısı kafanın içinde üç yıl sürerse karışmam. benim sürdü ve canımı zor kurtardım.
siktir git çocukluğunun sokağına. ben öldürseler dönmem. çocukluğunu ara oralarda. ben görsem kaçarım sen git, ara, bul. ararken bir de çiçek olsun elinde. ama çiçeğini kopardığın saksıyla göz göze gelme sakın. bakarsın da gitmez gözünün önünden yıllarca görgü tanığın. bakarsan karışmam, bulamazsan yolu ben göstermem. ona göre git.
çocukluğunun şarkısını açma sakın. şarkıyı tekrar açarsın da kafana sıkarsa nakaratı ben karışmam diyorum. öldürürsün kendini kendin yüzünden. kafana sıkmaz mı sanıyosun o nakarat, dene. denerken ölürsün de cenazene bile gelmem. hatta bi dua edersin de kabul olmadığına ağlarken sel basarsa evini, karışmam ben. ben yüzmeyi de boğulmamak için öğrendim, yastığımdaki denizde.
bak söylüyorum sana, birisini o çocuk gibi seversin de, o gider başkasının gözlerinin içine bakarsa annesine bakar gibi, bi de bakmadım derse, bi de gelir sana bakarsa aynı gözlerle, ekseni kayar hayatının, ayakta duramazsın. duramazsan da ben kaldırmam.
konuşma, kendinden başkasıyla gerekmedikçe konuşma. konuşursun da duydukların sıkarsa canının boğazını, nefessiz kalırsın da kaldığın yerden kaldırmam diyorum sana.
siktir et kitabı, şiiri, okuma. okursun da bir gün herkes aşağıdan bakacak çiçeklere derse şairin biri, gömersin kendini dürtüsüne dayanamayıp gördüğün ilk mezara. gömersen karışmam.
bana da atma o ‘ne bok yiyeyim o zaman’ bakışını. siktir git evine dön. dönmezsin de ölürse ailenden biri başının sağ olmasını bile dilemem. kalk, siktir git.
Yorumlar
Yorum Gönder