Kayıtlar

Eylül, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

.

sevilmedim, istenmedim diyemiyorum kendime çünkü sarılınca geçecek biliyorum.  sevgi iyileştirir biliyorum ama sevilmek buna yetmiyor yahut sevmek.  kopan parçanın bana ait olduğunu bilmek en çok canımı yakan kısmı.  bazen uzaklara dalıyorum, çok uzaklara.. mesela gökyüzüne acı ve hasretle dalıyorum. aynı yere, aynı hislerle dalıyoruz farkındayım. dalarken uyuyakalıyorum ama yoksun, uyurken yoksun uyanıkken hiç yoksun. ne diyip avutayım kendimi, hangi teselli bana ait?  sevildiğini bildikçe anılar anlamını yitirmiyor mesela daha da özelleşiyor. ne yazık ki severek ayrılınca iyileşilmiyor yahut atlatılmıyor. sadece bununla yaşamayı öğrenmek zorundalık.   gittiğinde eylüldü,  eylül bana da hüzün.

27 eylül, pazar gecesi

bu gece de yaşandı ve ben bu geceyi de atlattım, hayatım koskoca bir atlatmaktan ibaret.  eskiden sylvia plath’ın neler hissettiğini sadece tahmin edebilirdim. ne de olsa ölüşüne kitap yazılan -ki nilgün marmara da aynı sonu tercih etti- çok büyük biriydi o. ama bugün tekrar düşündüm de her şeye rağmen yaşamak en zoru, ben ondan daha büyük biriyim aslında.  son günü gelene kadar ölmeden devam eden yaşadığı meçhullere 

her şeye ve hiçliğe

hayal et, şehrin etrafındaki kızlar toplanıyor  gezginin oğluna gelip soruyorlar  nereden geldiğini  çünkü izlemişlerdi onu  göletin yanında yıkarken yüzünü  ilginç bir çocuk ve  merak ediyorlar nereden geldiğini  ve o diyor: "ben dünyanın en güzel yerlerini gördüm  ama hala yürüyen bir makineymişim gibi hissediyorum  her şeyi ekrandan izleyen  benimle arasında hiçbir şey olmayan  belki bu da gerçek değildir"  hayal et, kızlar onu bir tepeye çıkarıyorlar  bir indigo gecesi hava ürpertici  çocuğun kafası karışık ama yine de kıpırdamıyor yanıbaşına toplaşan kızlar  çok fazlalar hepsi şarkı söylüyor  hayatın güzellikleri ile ilgili  ve çocuk haykırıyor: "ben neden hissederek eşlik edemiyorum ya da anlamlı bir şekilde şarkı söyleyemiyorum  sanki ben dünyaya hep körmüşüm gibi hissediyorum siz kızlar neden bu kadar naziksiniz, bilmiyorum  belki de burada çoktur diye  hayatları benimki kadar kay...